İçinize huzur verecek yeşilin her tonu ile size “merhaba” diyen bu eşsiz cennete yapacağınız gezinizde bambaşka duygular hissedeceksiniz…
Türkiye’nin yemyeşil doğa güzellikleriyle kaplı, Karadeniz insanına özgü yaşam tarzının benimsendiği ve bundan vazgeçilmeyen nadir illerimizden olan Rize, Karadeniz dendi mi ilk çağrışım yapan illerimizden biri. Kışı ayrı güzel, yazı ise bambaşka bir lezzette… Rize’yi anlamak ya da anlatmak… Görmeden bilemezsiniz demeliyiz belki de önce… Biz anlatalım, siz gezin diyoruz ve başlıyoruz anlatmaya…
Rize’yi öncelikle tarihinden anlatmaya başlamak gerekiyor… Orman dokusu nedeniyle çok fazla tarihi bulgulara rastlanmayan Rize’nin isimi; Yunanca da pirinç anlamına gelen Rhisos, Rumca’da ise “RIZA” olarak dağ eteği anlamında kullanılmış. Osmanlıca da ise “RİZE” ufak kırıntı, döküntü anlamını taşıyor.
Rize’nin tarihine bakıldığında yöreye ilk yerleşenler Asya kökenli kavimler olmuş. Bu kavimler tarım ve hayvancılıkla uğraşan yerleşik topluluklardan oluşuyormuş. Daha sonra pek çok değişik kavimlerin de yerleşti Rize’nin tarihinde yaşanan Koloni Dönemi’nde Milletoslu denizciler tarafından Rize’nin kolonize edilmiş olmasına kuvvetle muhtemel olduğu düşünülüyor.
Uzun yıllar Selçukluların himayesinde kalan Rize, 1908 yılında Bizanslıların eline geçmiş. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet, Trabzon’u feth ettikten sonra, Ali Paşa komutasında 1470 yılında Rize’yi de ele geçirmiş. Cumhuriyet Dönemi’ne kadar sancak merkezi olan Rize, 1924 yılında vilayet olmuş.
Gezginler bilirler Karadeniz her zaman uzun geziler ve doğayla baş başa olmak için mucizeleri içinde barındıran bir bölgemizdir. Rize de Karadeniz Bölgesi’ndeki çoğu ilimiz gibi tarihi, sosyo-kültürel yapısı ve el değmemiş doğa güzellikleri ile tatilcilerin, gezmeyi sevenlerin uğrak noktalarından biri.
Rize’ye ulaştığınızda mutlaka görmeniz gereken yerler bir hayli fazla…
Rize Atatürk Müzesi:
Cumhuriyet Dönemi’nden bahsetmişken Atatürk’ün 17 Eylül 1924 tarihinde Rize’yi ziyareti sırasında kaldığı odayı görmek ister misiniz? Eğer yanıtınız evet ise; Rize Atatürk Müzesi’ne kesinlikle gitmelisiniz. 1985 yılında ziyarete açılan müzenin zemin katında, Rize il merkezinden toplanan kitabeler ve mezar taşlarını görebilirsiniz. Birinci katta ise bazı ahşap oymalı mimari parçaları, dokuma araç gereçlerini, etnografik eserleri, ikinci katta ise Atatürk zamanından kalan eşyaları, Atatürk’e ait giysileri ve Atatürk’e ait fotoğrafları görebilirsiniz.
Rize Müzesi:
Toplam 1695 envanterli eserin sunulduğu, ikinci katında yöresel yemeklerin sunulduğu lokantası ve zemin katında kafeteryası bulunan Rize Müzesi 1984 yılında Atatürk evi olarak hizmet vermeye başlamış. Kesinlikle görmeniz önerilir.
Rize Kalesi:
Şehir merkezinin güneybatısında yer alır. İç Kale ve Aşağı Kale’den meydana gelen Rize Kalesi’nin Aşağı Kale adı verilen kısmı günümüze gelene kadar tamamen yok olmuş.
Zil Kale:
Rize’den en çok dikkat çeken eserlerden biri de Zil Kale. Kalenin üzerine inşa edildiği sarp kaya kütlesi, denizden 750 metre yükseklikte. Doğal bir kaya kütlesi üzerinde kurulmuş olan kalenin kapısına patika bir yolla ulaşılıyor. Bir teras yardımıyla orta surlar seviyesine çıkılıyor. En önemli yapılar Orta kale çevresinde bulunuyor. Muhafız binası, şapel ve başkuleyi kesinlikle görmelisiniz.
Rize’de 1917 yılında yapılmış olan Şehitler Çeşmesi’ne de mutlaka uğramalısınız. İlginç bir hikayesi bulunan bu çeşme, İslampaşa Mahallesi’nde eski Güneysu yolu üzerinde bulunuyor. 1916 yılında şehrin savunması sırasında askerlerimizin şehit olduğu yerde yapılan çeşme, askerlerin çürümüş elbiselerinden çıkan paralarla halk tarafından yaptırılmış. Çeşmenin üzerinde ünlü şair Bayburtlu Hicrani tarafından yazılan Latin harfli kitabe bulunuyor.
Ardeşen, Çamlıhemşin, Çayeli, Derepazarı, Fındıklı, Güneysu, Hemşin, İkizdere, İyidere, Kalkandere, Pazar Rize’nin önemli ilçelerinden.
Öyle bir doğa ki! Sizi spora çağırıyor...
Kış sporlarına en uygun yerlerden birinde olduğunuzu Rize’de Kaçkar Dağları’nı gördüğünüzde fark edeceksiniz. Yürüyüşler, dağ tırmanışları için çok uygun olan Rize’nin derelerinde ise karlar eridiği zaman kano da yapabilirsiniz.
Termal turizminde de ilerlemiş olan Rize’nin Ayder Kaplıcası'nın pek çok hastalığa iyi geldiği doktor raporuyla kanıtlanmıştır. Ayrıca bölge Safari için en güzel doğal parkurlara sahiptir.
Karadeniz Mutfağı'nın lezzetine doyamayacaksınız!
Karadeniz’desiniz, bunun anlamı muhteşem yemeklere çok yakın olduğunuz. Karadeniz insanına özgü olan balık sevdası özellikle hamsi Karadeniz Mutfağı’nın önemli bir bölümünü teşkil ediyor. Hamsili pilavlar, hamsi çorbası hamsili ekmek ve hamsi köftesi Rize’nin kendine özgü ve bol çeşitli mutfağının sadece birkaç örneği. Rize’de yiyeceğiniz yemeklerin lezzetinin en önemli iksiri mısır unu olacak. Çünkü bölgede hemen hemen tüm yemekler mısır unu ile pişiriliyor. Masanıza gelecek olan mısır ekmeği de iştahınızı kabartacak cinsten... Rize’de sulu çorbalar yerine ana yemek öncesi mutlaka tava yemeklerinden yapılıyor. Turşu kavurması, muhlama bunların en bilinenleridir. Rize’nin en meşhur çorbalarından olan Korkoto çorbası veya Kabak çorbası'nı mutlaka denemelisiniz. E Rize’ye kadar gitmişken pazı dolmasının da tadına bakmadan dönülmez, Rize’de lahananın her çeşidinden yapılmış haşlama, dolma gibi yemeklere çok sık rastlayacaksınız. Yemek sonrasında ise Pepçura ve Pekmezli Kabak’tan tatmanız şiddetle önerilir… Rize’nin dünyaca ünlü çayını, hoş sohbetlerinize dahil etmezseniz çok pişman olabilirsiniz.
Sırf Rize’de değil Karadeniz’in neresine giderseniz gidin, horon gösterilerini mutlaka izleyin. Kemençenin coşturan nağmelerini dinleyip kendinizden geçebilir, Karadeniz’e özgü eğlence anlayışını yakından görebilirsiniz. Karadeniz’in yöresel kıyafetlerinden de satın almayı unutmayın! Meşhur Rize bezini de gezinizin sonunda evinize hatıra olarak götürmeyi unutmayın!
Nasıl gidilir?
Türkiye’nin her tarafından karayolu bağlantısı mevcut olan Rize’ye hava limanı ve demir yolu olmadığından ulaşım ağırlıklı olarak karayollarından sağlanıyor. Yaz aylarında İsyanbul-Samsun-Trabzon bağlantılı feribot seferleri Rize’ye kadar ulaşıyor. Eğer karayolu gözünüzde büyüyor ve uçakla gitmek isterim diyorsanız. İstanbul veya Ankara’dan Trabzon’a gidebilir, oradan da 70 km sonra Rize’ye ulaşabilirsiniz. Rize-İstanbul arası 1158 km, Rize - Ankara arası ise 840 km’dir. Antalya’dan ise 1312 km sonra Rize’ye ulaşılabilir.
Rize’ye gidip de;
*Rize Kalesi’ni görmeden,
*Kale-i Bala’yı görmeden
*Ayder’de kaplıcaya girmeden,
*Çayeli’nde denize girmeden
*İkizdere Çamlık’ta kuş gözlemeden,
*Laz böreği yemeden,
*Hamsili ekmek yemeden,
*Rize bezi almadan,
*Rize çayı almadan,
Dönmeyin!