Deniz tutkusu olan hemen herkesin hayali bir gün yelkenli ile okyanusu geçebilmektir. Artık bu hayalinizi gerçekleştirmek için usta bir yelkenci olmaya ve çeşitli risklere girmenize gerek yok çünkü dünyanın en büyük yelkenlisi ile 14 günde Tayland’dan Hindistan’a gerçekleştirilen yolculukla Hint Okyanusunu geçebiliyorsunuz.
Kızıl Deniz sahilindeki Safaga’dan Luxor’a ve aynı zamanda Phaoslar’ın Nil Nehrinin kıyılarında devasa mozoleler inşa ettikleri unutulmaz Krallar Vadisi’ne tercihe bağlı olarak zaman içinde bir yolculuk yapabilirsiniz. Ramses ve Tutankhamon’in muhteşem mezarlarında, Luxor’un Karnak Tapınağı’nda ve Memnon’un dev heykelinde 3000 yıllık bir tarihi keşfedin.
Süveyş Kanalı’nın girişindeki Port Said’den tercihe bağlı olarak yapacağınız bir tur sizi Mısır’ın başkenti Kahire ile antik Giza Anıtları ve Piramitlere götürecek. Nil Nehri'nin ikiye ayırdığı şehirde 18 milyondan fazla insan yaşıyor. Kahire’nin ünlü Mısır müzesinde Kral Tut’un rengârenk altın maskesini görebilirsiniz. Giza’da çölün kenarında büyük Keops piramitleri ve Sfenks’in parıldayan çehresi sonsuzluk üzerine yepyeni bir perspektif sunuyor.
Liman kenti Goa eski çağları hatırlatan güzel bir şehir ve Portekiz’in baharat ticaretinin merkezi olduğu zamanlardan kalma solmuş bir zarafete sahip. Manueline mimarisi ve 16. yüzyıldan kalma birkaç katedral bu sömürgeye ne kadar büyük bir önem verildiğini gösteriyor. Bom Jesus bazilikasında St. Francis Xavier’in kalıntılarını görebilirsiniz. Goa’nın dünyaca meşhur plajları hem hipiler hem de parti sevenler için bir sığınaktır.
Hindistan’ın insanı cezbeden Malabar sahilleri ziyaretçileri egzotik bir dünyaya girmeye teşvik ediyor. Kenarları güneşe yayılmış Çin balıkçı ağları ve eski Portekiz kalesi sizi Koçin limanında selamlıyor. Kıvrılarak uzanan kanallar içinde geriye kürek çekerek bir gezi yapabilir, Vasco da Gama’nın mezarını ziyaret edebilirsiniz. Hollandalıların yaptığı Mattancherry sarayı ya da eski Yahudi Sinagogunun hazinelerinin muhteşemliği karşısında hayrete düşeceksiniz. Kathakali dansçılarının dikkat çekici gösterilerini kaçırmamanızı öneririz.
Haritada Hindistan alt kıtasının burnunun ucundan kayan bir çay damlası gibi duran Sri Lanka bir zamanlar Serendib adıyla bilinmekteydi (“Beklenmedik şeyler bulma şansı” anlamına gelen ‘serendipity’ sözcüğü de buradan geliyor). Ülke daha sonra göz alıcı topraklar anlamına gelen Seylan adını almış. Colombo, sömürge döneminden kalma, gelişigüzel yayılmış binaların ve çok sık olarak fotoğrafı çekilen saat kulesinin egemen olduğu zarif bir şehir. Pettah pazarını gezerek keşfederek, tarçın bahçeleri içinde yürüyüş yapabilir ya da Buda’nın kutsal dişlerinin saklandığı, tepelik bir yerde bulunan eski başkent Kandy’i ziyaret edebilirsiniz.
Similan Adaları ya da bilinen diğer adıyla Dokuz Adalar Puket’in kuzeyinde, Andaman Deniz’inde bulunuyor ve sualtı manzaraları nedeniyle dalış tutkunları arasında dünya çapında bir üne sahip. Sadece deniz yoluyla ulaşılabilen Similan tropik bir cennet. Tayland’ın en büyük adası olan Puket Andaman Denizi’nde ve bir geçit ile ana karaya bağlanıyor. Adanın manzaraları gür yeşil tepeler, hindistancevizi korulukları ve kauçuk plantasyonları ile dolu. Bunun yanında düzinelerce olağanüstü plajlar ile bezenmiş bir sahil kordonu var. En canlı bölge olan Patrong çok sayıdaki restoranları ve barları ile neşeli bir tatil yöresi niteliğinde.
Bu seyahatte büyük bir okyanusu hiçbir beceriye sahibi olmadan ya da hiç çaba sarf etmeden yelken altında geçmenin müthiş heyecanını yaşıyorsunuz. Günlük yaşamınızla ilgili düşüncelerden arınmış olarak geçireceğiniz uzun günleri hayal edin, sular gökkuşağının altından geçerken, 360 derece genişlikteki bir ufku seyre dalıp, yelkenler rüzgârın enerjisini yakaladıkça ve geminiz uçsuz bucaksız okyanus içinden ileriye doğru atıldıkça yaşanan, insana huzur veren “zamanın ötesine geçme” duygusu. Böylesine bir deneyim belki de hayatta sadece birkaç kez yaşanabilir.